2026’nın ilk dört ayında Türkiye’de ve dünyada araç tercihleri nasıl seyretti?

18.06.2026 - 18.06.2028

2026 yılının ilk dört ayı otomotiv sektöründe önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönem olarak kayda geçti. LPG’li araçlar ise milyonlarca sürücünün tercihi olmaya devam etti. TÜİK’in güncel motorlu kara taşıtları istatistikleri Türkiye’deki araç tercihlerinin yapısını ortaya koyarken küresel veriler de otomotiv dünyasının hangi yöne evrildiğine dair önemli ipuçları veriyor.

Türkiye’de trafikteki araç sayısı 34 milyonu aştı

TÜİK Motorlu Kara Taşıtları, Nisan 2026 verilerine göre Nisan ayı sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 34 milyon 199 bin 933’e ulaştı. Bu araçların 17 milyon 697 bin 89’unu otomobiller teşkil ederken motosikletler 7 milyon 287 bin 148 adet ile ikinci sırada yer aldı. Kamyonetler 4 milyon 971 bin 408 adet ile üçüncü tercih olurken traktör tercihi de 2 milyon 324 bin 517 adet ile dikkat çekti. Yılın ilk dört ayında toplam 608 bin 376 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,9’luk bir düşüşe işaret ediyor.

Türkiye’de otomobil tercihleri

Nisan sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 697 bin 89 adet otomobilin genel dağılımına bakıldığında yüzde 29,6’lık oranla Türkiye’de hâlâ neredeyse her 3 aratan birinde LPG’nin tercih edildiği görülüyor. Bu tabloya göre LPG’nin Türkiye’deki ağırlığı hâlâ devam ediyor. 5 milyon 245 bin 753 adetlik araç parkıyla LPG, Türkiye’nin en yaygın alternatif yakıt türlerinden biri olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Dünyada LPG güçlü konumu koruyor

Küresel ölçekte LPG, milyonlarca sürücünün tercih ettiği önemli bir alternatif yakıt olmaya devam ediyor. Dünya Likid Gaz Birliği’nin (WLGA) verilerine göre yaklaşık 28 milyon LPG’li aracın ve 82 bin civarı istasyondan oluşan altyapı LPG’nin yaygın bir alternatif olduğunu gösteriyor.

LPG mevcut araçlara kolayca entegre edilebilme ve yaygın altyapısı sayesinde ek yatırım gereksinimini minimumda tutma avantajlarıyla hâlâ dikkat çekici. Bu özellikleriyle Türkiye’nin yanı sıra, birçok ülkede erişilebilirliği, düşük emisyon değerleri, düşük yakıt maliyeti nedeniyle tercih edilmeye devam ediyor.

Paylaşmak için lütfen aşağıdaki ikonlara tıklayınız: