UYGULAMAYI AÇ
Bazıları için otomobil A noktasından B noktasına gitmeyi sağlayan, dört tekerlekli, metal bir ulaşım aracından ibaret olabilir. Ancak bazıları var ki onlar için arabalarıyla kurdukları ilişki çok daha derin, çok daha tutkulu ve tabiri caizse biraz “romantik” bir boyutta. Bu kişiler için arabalarının koltuğuna geçip kontağı çevirme anı adeta yıllardır özlenen sevgiliye kavuşmak gibi … Eğer siz de aracınızın yanından uzaklaşırken gayriihtiyari arkaya dönüp ona son bir kez bakanlardansanız merak etmeyin yalnız değilsiniz! Otomobiline aşkla bağlı o nevi şahsına münhasır insanlar grubuna dahilsiniz.
Duygusal bağ kuran aşırı romantikler
Arabasıyla aşırı bağ kuran romantik tipler, romantik ilişkilerde küçük sürprizleri hiç eksik etmeyen, özel günleri hep hatırlayan ve duygularını saklamayan kişilerdir. Araçlarından “araba” diye bahsetmek bile onlara hakaret gibi gelebilir. Uzun yolda onunla sohbet eder, park ettikten sonra dönüp son bir kez bakmadan evin yolunu tutamaz. Arabayı satmak mı dediniz? Bu düşünülemez bile! Çünkü bu kişiler için arabaları ilk çıkılan o uzun yolun, keyifli tatillerin, yaşanmış hikayelerin sessiz ortağıdır aynı zamanda. Kurulan bu bağ bazıları için fazla duygusal ve derin olabilir ama kesinlikle samimidir.
Arabasını kolay kolay herkese kullandırmayan dozunda kıskançlar
Romantik ilişkilerde kendi partnerine güvenen ama diğerlerine pek güvenmeyenler vardır ya, işte bu kişiler de arabasını hafiften kıskanır; ödünç vermek konusunda epey seçicidir. Arabasıyla ihtiyaç duyan herkesin her isteğine koşabilir ama direksiyonda olmak şartıyla… Otoparkta yanına fazla yaklaşan arabaları da sevmez, mümkünse en uç köşeyi seçer, kapı açılırken çizik riski oluşmasın diye mesafeyi milim milim ayarlarlar. Bu kıskançlık kötü niyetli değildir elbette, tamamen koruma içgüdüsünden gelir.
Küçük şeyleri fazla kafaya takan hafif paranoyaklar
Romantik ilişkisinde mesaj birazcık geç gelince ya da aramaya biraz geç dönülünce, “Bir şey mi oldu?” diye endişelenenleri bilirsiniz. İşte bu karakterin araçsever versiyonu da arabasındaki en küçük değişikliği hemen fark eder, dahası pipiriklenir. Kaputtan ufak bir ses mi geldi? Ona göre hemen ustaya bir göstermek gerekir. Yakıt yarıyı azıcık geçti mi? Doğru istasyona… Bakımları aksatmak bir kenara, vaktinden önce götürmeyi bile düşünebilir. Park ettikten sonra arabaya dönünce bir çizik var mı diye şöyle bir bakmadan arabaya binmez ve minicik bir çizik bile keyfini kaçırabilir.
Her detayla ilgilenip el üstünde tutanlar
İlişkilerde, “Ne yedin?”, “Nasıl uyudun?”, “Bugün keyfin nasıl?” diye sürekli ilgili olan bir sevgilinin araba versiyonu da bire bir öyle. Aracın motorunun sesini dinler, lastik basıncını sürekli kontrol eder, yağı ve suyu hiç aksatmaz, yakıtı sonuncu çeyreğe hiç indirmez; sanki arabasıyla arasında sadece ikisinin konuştuğu bir dil varmış gibi bir iletişim kurar. Arabanın performansı düştüğünde hemen hisseder, tıpkı sevdiği insanın modunun düştüğünü tek bir hareketinden anladığı gibi… Bagajında bakım çantası, temizlik bezi ya da acil durum malzemesi hiç eksik olmaz. Bir dediği iki edilmeyen bir sevgili gibi, araba da bu kişiler için öyle el üstünde tutulur.
Paylaşmak için lütfen aşağıdaki ikonlara tıklayınız: