UYGULAMAYI AÇ
Hindistan’da Nisan 2027’de yürürlüğe girecek CAFE (Kurumsal Ortalama Yakıt Verimliliği) Faz III düzenlemeleri otomotiv üreticilerini daha düşük karbon emisyonuna sahip araç teknolojilerine yönlendiriyor. Hindistan Otomotiv LPG Koalisyonu Genel Direktörü Suyash Gupta kaleme aldığı yazıda otogazın elektrikli ve hibrit araçlarla birlikte emisyon hedeflerine ulaşmada önemli bir rol üstlenebileceğini vurguluyor. Gupta’ya göre CAFE Faz III ile birlikte üreticiler artık yalnızca belirli modellerin değil, satış adetlerine göre hesaplanan tüm araç filolarının ortalama CO2 emisyonlarından sorumlu olacak. Bu nedenle üreticilerin tek tek modeller yerine tüm ürün gamında yakıt verimliliğini artıran ve karbon emisyonlarını azaltan çözümlere ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. Gupta hedeflerin karşılanamaması halinde üreticilerin enerji mevzuatı kapsamında ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade ederken otogazın bu süreçte uygulanabilir ve ekonomik bir alternatif sunduğunu da belirtiyor.
Gupta’nın değerlendirmesine göre CAFE Faz III, Faz II kapsamında uygulanan kilometre başına 113 gram CO2 sınırını yaklaşık 91,7 g/km seviyesine düşürmeyi hedefliyor. Yeni sistemde araç ağırlığı dikkate alınmaya devam edecek ancak daha ağır araçlar için belirli esneklikler tanınsa da tüm üreticiler daha sıkı emisyon standartlarını karşılamak zorunda kalacak. Gupta’nın paylaştığı verilere göre, otogaz kullanan araçlar BS-VI standartlarındaki benzinli araçlarla karşılaştırıldığında karbon monoksit, toplam hidrokarbon ve metan dışı hidrokarbon emisyonlarında yaklaşık yüzde 50, azot oksit emisyonlarında ise yüzde 80’e varan düşüş sağlayabiliyor. Gupta bu iyileşmenin yalnızca zararlı egzoz gazlarını azaltmakla yerel hava kalitesine katkı sağlamadığını, aynı zamanda üreticilerin ortalama filo CO2 emisyonlarını düşürerek CAFE hedeflerine ulaşmalarını da kolaylaştırdığını belirtiyor.
Benzin-LPG çift yakıtlı araçların özellikle SUV ağırlıklı ürün gamına sahip üreticiler için önemli bir avantaj sağlayabileceğini ifade eden değerlendirmesinde Gupta, daha düşük emisyonlu LPG’li modeller sayesinde üreticilerin yüksek emisyonlu araçlardan kaynaklanan ortalamalarını dengeleyebileceğini vurguluyor. Gupta otogazın özellikle maliyet açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor. Elektrikli veya hibrit araçlara kıyasla daha düşük yatırımla uygulanabilen LPG sistemlerinin üreticilerin emisyon hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırabileceğini ifade ediyor.
Otogazın özellikle elektrikli araçların henüz tam anlamıyla yaygınlaşmadığı pazarlarda önemli bir geçiş teknolojisi olduğuna dikkat çeken Gupta, otogaz teknolojisine yatırım yapan üreticilerin, CAFE Faz III kapsamındaki emisyon hedeflerini daha kolay karşılayabileceğini, olası yaptırımlardan kaçınabileceğini ve tüketicilere uygun maliyetli, çevre dostu seçenekler sunabileceğini; özellikle çift yakıt teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte üreticilerin filolarını yalnızca elektrikli araçlara dayalı bir dönüşümü beklemeden daha hızlı şekilde düşük karbonlu hale getirebileceğini ve böylece CAFE Faz III’ün daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir otomotiv sektörü yolunda önemli bir adım olabileceğini belirtiyor.
Paylaşmak için lütfen aşağıdaki ikonlara tıklayınız: