UYGULAMAYI AÇ
İtalyanca “citta” (şehir) ve İngilizce “slow” (yavaş) kelimelerinin birleşiminden doğan Cittaslow (Sakin Şehir), yaşamın ritmini yavaşlatmayı, gürültüden ve stresten uzaklaşmayı; yerel kültürleri, tarihi ve doğayı koruyarak şehirlerin tadını çıkarmayı öğütleyen bir felsefe. Bu yaz siz de direksiyonu huzura, doğaya ve yavaş yaşamın güzelliklerine çevirmeyi düşünenlerdenseniz Türkiye’de de Cittaslow hareketine dahil olan birçok şehir olduğunu duymak sizi keyiflendirecek. Sağladığı yüksek yakıt tasarrufu ve çevre dostu düşük karbon ayak izi ile otogaz da bu felsefeye göz kırpıyor. İşte bu yaz mevsiminde LPG’li aracınızla ziyaret edebileceğiniz en büyüleyici Cittaslow durakları.
Seferihisar
Türkiye’yi 2009 yılında Cittaslow hareketiyle tanıştıran Seferihisar, Ege’nin yavaş yaşam kültürünün simgesi. Mandalina bahçeleriyle çevrili sokakları, binlerce yıllık Teos Antik Kenti ve tarihi Sığacık Kalesi ile ziyaretçilerine huzur vadediyor. Şehrin kendine has dokusu ve korunan mimarisi kalabalıktan uzaklaşıp zihnini dinlendirmek isteyenler için harika bir atmosfer yaratıyor. Yaz aylarında Seferihisar’a yolunuz düştüğünde pazar günleri Sığacık Kalesi içinde kurulan ve sadece yerel üreticilerin el emeği ürünlerinin satıldığı pazarı da gezebilirsiniz. Sığacık’ın berrak Akkum Plajı’nda serinledikten sonra taş evler arasında keyifli bir yürüyüş yapabilir, taze Ege zeytinyağlılarının tadını çıkarabilirsiniz.
Foça
Mitolojik efsanelere konu olmuş Siren Kayalıkları ve tatlı Akdeniz foklarının yuvası olan Foça, Eski Foça’nın korunan taş mimarisi ve balıkçı tekneleriyle tam bir Ege kasabası. Kavurucu yaz sıcaklarında bile ferahlatıcı etkisiyle bilinen İmbat rüzgarı burayı serin tutarak huzurlu bir tatil imkanı sağlıyor. Gün batımına doğru Küçükdeniz sahilinde taze balık ve Ege mezeleri eşliğinde akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Sahil boyu uzanan tarihi taş sokaklarda yürüyüş yaptıktan sonra tekne turlarına katılarak Orak ve İncir adalarının el değmemiş koylarında yüzmek de cabası.
Gökçeada
Türkiye’nin en büyük adası ve dünyadaki ilk ve tek Sakin Ada ünvanına sahip Gökçeada Zeytinli, Tepeköy ve Kaleköy gibi tarihi Rum köyleriyle adeta büyülüyor. Ege’nin ortasında özgürlüğü hissetmek isteyenler için eşsiz bir kaçış noktası burası. Adadaki geziniz sırasında Zeytinli Köyü’nün taş sokaklarında mola verip meşhur Dibek kahvesinin ve sakızlı muhallebinin tadına bakabilirsiniz. Akşam saatlerine doğru ise Kaleköy’e geçerek Türkiye’nin en son batan güneşine karşı büyüleyici bir manzaraya tanıklık edebilirsiniz. Eski adı İmroz olan Gökçeada, mitolojide denizler tanrısı Poseidon’la da ilişkilendiriliyor. Homeros’un İlyada destanında Poseidon’un mağarasının Gökçeada ile Bozcaada arasında yer aldığı anlatılıyor.
Akyaka
Sırtını çam ormanlarına dayamış, yüzünü Gökova Körfezi’ne dönmüş olan Akyaka, Nail Çakırhan imzalı geleneksel ahşap oymalı evleriyle masalsı bir görünüme sahip. Beldenin içinden süzülerek akan buz gibi Kadın Azmağı Deresi de yaz sıcaklarında doğal bir klima etkisi yaratarak ziyaretçilerine ferahlık sunan doğal bir akvaryum adeta. Sıcak yaz günlerinde Akçapınar Azmağı’nda kano yapabilir veya teknelerle dere turuna katılabilirsiniz. Adrenalin ve spor tutkunları içinse dünyaca ünlü Gökova sahilinde rüzgar sörfü yapmak, denizin ve rüzgarın tadını doyasıya çıkarmak için bulunmaz bir fırsat.
Köyceğiz
Köyceğiz Gölü’nün dingin kıyısında yer alan bu şirin ilçe sığla ormanları, şifalı kaplıcaları ve narenciye kokulu havasıyla doğaseverler için bir cennet. Deniz gürültüsünden uzaklaşıp göl kenarında sakince vakit geçirmek isteyenler için Akdeniz ve Ege’nin kesiştiği bu bölgede en huzurlu duraklardan birisi aynı zamanda. Yaz gezinizde Yuvarlakçay’ın coşkulu, buz gibi suları üzerine kurulan salıncaklarda serinleyebilir, akşam saatlerinde göl kenarındaki kordonda yürüyüş yapabilirsiniz. Ayrıca Sultaniye Kaplıcaları’nı ziyaret ederek çamur banyosunda yorgunluk da atmayı unutmayın.
Demre
Antalya’nın batısında yer alan Demre kaya mezarlarıyla göz kamaştıran Myra Antik Kenti, Aziz Nikolaos (Noel Baba) Kilisesi ve deniz altındaki antik kalıntılarıyla ünlü Kekova bölgesiyle tarih keyfi ve deniz tatilini bir arada sunuyor. Likya medeniyetinin izlerini taşıyan bu sakin coğrafya kültür meraklıları için eşsiz bir yer. Demre’de Çayağzı Limanı’ndan kalkan teknelerle Kekova ve Kaleköy turuna çıkabilirsiniz. Kristal berraklığındaki akvaryum koylarında batık şehirlerin üzerinde yüzebilir, tarihi kale kalıntılarına tırmanarak Akdeniz’in muhteşem manzarasına tanıklık edebilirsiniz.
Finike
Dünyaca ünlü tescilli Finike portakalı bahçeleriyle çevrili olan Finike, Akdeniz’in en huzurlu ve dokusunu korumuş kıyı kasabalarından birisi. Sadece masmavi deniziyle değil, Toroslar’ın eteklerine kurulmuş Arykanda Antik Kenti gibi görkemli tarihi mirasıyla da dikkat çekiyor aynı zamanda. Yaz tatilinizde Andrea Doria Koyu ve Mağaralı Koy’un el değmemiş turkuaz sularında serinleyebilirsiniz. Sahil sıcaklığından biraz uzaklaşmak istediğinizde ise Toroslar’a doğru tırmanıp Arykanda Antik Kenti’nde çam ağaçlarının gölgesinde bu tarihi mekana tanıklık edebilirsiniz.
İbradı
Yazın Akdeniz sahillerinin kavurucu sıcağından kaçıp Toroslar’ın ferahlatıcı yayla havasına sığınmak isteyenler için ise İbradı benzersiz bir seçenek. Harç kullanılmadan ahşap kenetleme tekniğiyle inşa edilen tarihi Düğmeli Evler ve Türkiye’nin en büyük (dünyanın da üçüncü büyük) yeraltı gölü mağarası olan Altınbeşik Mağarası da burada. İbradı yolculuğunuzda Ormana Köyü’nde Düğmeli Evler arasında yürüyüş yaparak bölgenin bu özgün mimari tarihini keşfedebilirsiniz. Ardından Altınbeşik Mağarası içinde bot turuna katılarak mağara içindeki doğal serinliğin ve göz alıcı sarkıtların tadını çıkarabilirsiniz. Ormana Köyü’nün 2024 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından Dünyanın En İyi Turizm Köyü seçildiğini de belirtelim.
Paylaşmak için lütfen aşağıdaki ikonlara tıklayınız: